Almanya Road Trip Gün 11&12&13 Leipzig & Berlin

Pazartesi, Kasım 21, 2016


Nisan ayının başında başlayıp, ortasında sonlandırdığımız yolculuğumuzun son yazısını, Kasım ayının ortasında yazmakta olduğum için utanmadığımı söylesem yalan olur! Eğer profesyonel bir fotoğrafçıysanız, kendi fotoğraflarınıza sıra kesinlikle eeen son geliyor (hele düğün sezonundaysanız!). O yüzden, planladığım kadar erken paylaşamamış olsam da en azından üzerinden bir yıl geçmeden seriyi tamamladığım için mutluyum!

11. günümüzün sabah saatlerinde Leipzig'e vardık. Bamberg-Berlin arası çok uzun olur diye düşünerek seçmiştik Leipzig'i, hem bir gece konaklayıp mola verir, hem de şehri görmüş oluruz demiştik. Sonradan iki şey öğrendik:

1. Almanya'da yollar öyle güzel ve hız sınırı o kadar yok ki (fakat insanlar o kadar dikkatli ve disiplinli ki; hız eşit değildir tehlike) meğer o kadar da uzak değilmiş iki şehrin arası, rahatlıkla biraz daha gidip aynı gün içinde pek de yorulmadan Berlin'e varılabilirmiş.

2. Leipzig öyle aman canım bir gün dolanıveririz azıcık denilecek bir şehir değilmiş, güzeller güzeli, yemyeşil, tarihi güzelliklerle dolu, mimarisiyle insanı kendine hayran bırakan çok ama çok güzel bir şehirmiş.











İleride bir gün uzun uzun gezmek ve tadını çıkarmak için Leipzig'de 2-3 gün geçirmeyi hayali listemize not ettikten sonra, etrafı gezmek için dışarı attık kendimizi. Ben Bach'ın Leipzig'le olan ilişkisinden dolayı şehre ayrı bir heyecanla gelmiştim ve otel seçimimizi de sadece 1 gece kalacağımız ve şehir içinde de olsa uzun yolculuklar yapmaya çok halimizin olamayabileceğini düşünerek Bach Haus'un ve bestecinin ömrünün en çalışkan dönemlerini geçirdiği Thomaskirche'nin hemencecik yanında bulunan Arcona Living Bach14 isimli otelden yana kullandım ve büyük harflerle İYİ Kİ diyorum! Şehir merkezine yakındık demek haksızlık olur, bizzat şehrin merkezi bizdik ve 11 günün ardından her yere 1 dakikalık mesafede olmak epey iyi oldu.

Leipzig'de en çok aklımda kalan şeylerin başında tabii ki Bach Haus ve bu inanılmaz dehanın yarattıklarıyla  hayatına yakından bakmaktı. Mesela bestelerini o kadar hızlı yazarmış ki sayfadaki mürekkep henüz kurumadığı için sayfayı bir türlü çeviremezmiş! O yüzden de aklındakileri unutmamak için sayfanın kenarlarına bestenin nasıl devam edeceği ile ilgili notlar düşermiş.

























Leipzig'deki günümüzün ardından, uyandığımız gibi yola koyulduk ve başladığımız noktaya, güzel Berlin'imize geri döndük. Bu noktada artık fotoğraf yok, zira kümülatif olarak artan bavul sayımız (merhaba gittiği tatillerden dönerken geldiği bavula sığamayanlar) ve tatilimizin sonunda bittiğini  yavaş yavaş idrak etmemizle çöken hüzünle, pek fotojenik olmayan bir noktaya gelmiştik... 

13. Günümüzde uyandık, güzel Berlin'e doya doya sarıldık, yanaklarından öptük ve yeniden görüşmek üzere diyerek Tegel Havaalanı'na doğru yola koyulduk...

Aufwiedersehen!

*

İşte böyle, dolu dolu geçen 13 gün! 

Kalbimizin tek gerçek sahibi Berlin, bahçesiyle huzura doyuran Hannover, tüm büyük şehirlere örnek olacak düzeniyle Frankfurt, minicik bir müzik kutusunu andıran Würzburg, ortaçağ peri masallarından fırlamış ve hiç bozulmamış Bamberg ve Almanya'nın şahsına münhasır Viyana'sı Leipzig...

Aşağıdaki linklere tıklayarak yolculuğumuzu gün gün okuyabilirsiniz:


Üzerinden geçen aylara karşın, hala zaman zaman durup "best balayı ever!" naraları atıyoruz, kendine farklı bir tatil planı yapmak isteyenler haritamızı ilk posttan inceleyebilir. Biz şimdi, ilk uygun fırsatta roadtriplerimize bir adet güney Almanya, bir adet de kuzey İtalya ekleme hayalleri kuruyoruz. Araba yolculuğu gibisi var mı?

Serinin son yazısı diye olsa gerek, bitiresim gelmedi, lafı uzatmak için bahaneler arıyor gibiyim :) Nasıl, keyifli oldu mu bu seri? Yine yapalım mı böyle şeyler? (yap deyin e mi, hihi) En çok hangi yazıyı/şehri sevdiniz? Size ilham veren bir şehir oldu mu bu anlattıklarımız arasında? Hadi sohbet edelim!

Sevgiler,

You Might Also Like

4 yorum

  1. Selam :)
    Yazı serisi gerçekten çok güzeldi, hiç Berlin'e gitmek gibi bir isteğim yoktu ama sayende oldu :)
    En sevdiklerim de Berlin yazıları oldu haliyle ve özellikle The Barn en merak edilen kahveciler arasında artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel, umarım en yakın zamanda fırsat olur ve The Barn'da bir keyif kahvesi içersin :)

      Sil
  2. Tabiki de bir daha yapın :)) Her bir yazıya ayrı ayrı bayıldım bu seride. Almanya benim hayal ülkem :) Her plan yaptığımda bir şeyler çıktı yoluma bir türlü gidemedim. İnşallah seneye tüm cesaretimi toplayıp +1 olarak gitmek istiyorum. O zaman yazılar bir daha okunacak defterlere yazılacak :) İnsan seyahat ederken çok güzelleşmiyor mu sence de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy nasıl güzel olur ufaklıkla Berlin! Blog'unda paylaşacağın fotoğrafları ve anıları daha şimdiden merak ediyorum :) Seyahat ve güzelleşme konusuna da sana kesinlikle katılıyorum (ama sanırım son gün hariç :D)

      Sil

Yorumlarınız değerli, haydi sohbete katılın!

We Have A Rule

We Have A Rule

Yasal Uyarı

Bu sitedeki tüm metin ve görseller, telif hakkı yasası ile korunmaktadır. İzinsiz ve kaynak göstermeden kullanımı, yasanın ihlali sebebi ile kullanan kişi hakkında yasal işlem başlatma sebebi sayılır.

Twitter

Subscribe