Almanya Road Trip Gün 9 &10 Würzburg & Bamberg

Salı, Ekim 25, 2016


Almanya Roadtrip yazı dizisine, kaldığımız yerden devam etmenin tam sırası! Baktım böyle olmayacak, kendime deadline koydum: Bu sene bitmeden bu yazı dizisini bitireceğim! Zaten işin aslı, şu an okuduğunuz dışında sadece 1 yazı kaldığı için çok da sıkı bir deadline sayılmaz sanırım.






Frankfurt'tan ayrılıp, Würzburg'a doğru yola çıktık. Aslında Würzburg'u sadece Bamberg yolunda bir mola zamanı olarak düşünmüştük ama öyle sevdik ki, aslında bir-iki gün kalınabilirmiş diye konuştuk.

Würzburg'da öğle yemeği için adresimiz Locanda oldu. Pizzalarının övgüsünü çok duymuştuk ve gördük ki fazlasıyla hak ediyormuş hakkında söylenen güzel sözleri. Gideceklere şimdiden bir uyarı, kişi başı 1 pizza söylemek büyük ihtimalle hata olur çünkü pizzalar çok büyük! (Tabii biz bunu bilemediğimizden elimizde iki adet yarım pizza ile dolaştık Würzburg'u). Locanda'nın manzarası da pek huzurluydu. Yolunuz Würzburg'a düşerse mutlaka deneyin derim.












Würzburg'da dolaşırken, sokağı boydan boya kaplayan kahve kokusunun peşinden bir kahve dükkanına daldık. Kaffee Manufaktur, inanılmaz lezzetli kahveleri olan, kendi çekirdeğini kendi kavuran, müthiş bir coffee shop. Aldığımız kahvelerin hepsi o kadar lezzetliydi ki, sırf oradan kahve almak için yolunuzu düşürebilirsiniz. Kahvelerin ve mini bir Würzburg turunun ardından, Bamberg'e doğru yola çıktık.













Bamberg, Bamberg... Neresinden başlamalı bilmiyorum, öyle güzel, minti, sevimli bir yer ki insanın tabelaları, ağaçları, havuz taşlarını selamlayası, "merhabaa bulut kardeeş" şarkısı eşliğinde sokaklarda zıplayası geliyor. Bir de kaldığımız otelin hemen yanında öyle bir bio-markt vardı ki evlere şenlik. Köpek mamasından tofuya, saç kreminden çaya her şeyin en sağlıklısı, en biosu, en organiği, en veganı -ay yazarken bile heyecanlanıyorum- een güzeli oradaydı. Üstelik fiyatları da oldukça uygundu (mesela koca bir kutu 3 renk kinoa 2,3€'ydu. Türkiye fiyatıyla karşılaştırılamayacak kadar ucuz...).  İstanbul'da şöyle bir marketimiz olsa çoğumuz çok daha sağlıklı hayatlar sürerdik.














































Vardığımız akşam ve ertesi gün şehri gezdik dolaştık. Asterix ve Oburix'in gittiği tarzda bir inn (Schlenkerla) bulup isli bira içtik. Madem balayındayız şımarmaktan zarar gelmez deyip donutlara gömüldük. İnanılmaz yaratıcı takılar ve yılbaşı süsleri keşfettik (Kaethe Wohlfahrt'ı zaten Berlin'den hatırlarsınız), meyve sebze pazarını gezdik.





















Bamberg'e asıl geliş amacımız ise, şahane şehri görmenin yanında, düğünümüz için bir fotoğraf çekimi yapmaktı. Mesleğim sebebiyle tanıştığımız dünya tatlısı fotoğrafçı arkadaşım Jasmine ile  ertesi sabah 05:00'te buluşup gün doğumunu yakalamak üzere anlaştık. 3 derecede incecik cici elbiseciklerimiz ile başlayan çekimde üşümedik diyemem ama kesin bir şey var ki buna değdi! Çekimdeki fotoğrafları ayrıca başka bir post hazırlayıp paylaşacağım. Fotoğraf, insanlığın başına gelmiş en güzel şeylerden biri değil de nedir?

Çekimden sonra otelimize dönüp toplandık ve yola çıktık. Seyahatimizin sonu yavaş yavaş yaklaşıyordu. Önce bir gece kalmak üzere Leipzig, ardından da son bir gece daha geçirmek üzere Berlin ve eve dönüş...

Vay canına, gerçekten az kalmıştı...

Sevgiler,

You Might Also Like

2 yorum

  1. Fotoğraflarınız çok güzel, hepsinde Wes Anderson renkleri var sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, ne tatlı bir yorum bu :)

      Sil

Yorumlarınız değerli, haydi sohbete katılın!

We Have A Rule

We Have A Rule

Yasal Uyarı

Bu sitedeki tüm metin ve görseller, telif hakkı yasası ile korunmaktadır. İzinsiz ve kaynak göstermeden kullanımı, yasanın ihlali sebebi ile kullanan kişi hakkında yasal işlem başlatma sebebi sayılır.

Twitter

Subscribe