Sessiz Fön, Konuşmayan Kuaför

Pazar, Ocak 31, 2016



Cardiff'te (Galler) bir kuaför salonu müşterilerine yeni bir servis sunmaya başlamış: Sessiz koltuk! Ne istediğinizi anlatıp kendinizi kuaförünüzün ellerine bıraktıktan sonrası sessizlik, huzur. "Nasılsın, neler yaptın, geçen gün de dayının eşi geldi, kızı ne kadar büyümüş, kaç yaşında o şimdi, bizim kız da ondan 1 yaş küçük, hangi okula gidiyordu, öğretmeninden memnunlar mıymış?" yok. Mecburi cevaplar, ne yapsam da kaba olmadan kitabımı okumaya geri dönsem diye düşünmek de yok.

Ben de doğru kuaförü bulmak için çaba sarf edenlerdenim. Şu an 2 seneden biraz fazla zamandır gittiğim kuaförüme ilk gittiğimde isteğim sadece basit bir föndü. Yaklaşık bir saat sonra kuaförden çıktığımda kuaförümü bulduğumu biliyordum! Sebep mi? Hayır sadece oldukça güzel çektiği fön değil, bu bir saat içinde bana sadece başlarken ne istediğimi ve bittikten sonra da beğenip beğenmediğimi sormuştu! Small talk yok, hayatında ilk defa gördüğü kişiye aşk hayatını ya da kişisel gayri safi milli hasılasını sormak yok, sadece fön makinesi ve arkaplanda çalan müzik sesi var, herkes mutlu. Kuaförden çıkınca en yakın arkadaşlarımdan birini arayıp "Hayallerimin kuaförünü buldum!" dediğimi hala aynı parlaklıkla hatırlıyorum!

Geçen iki seneyi aşkın zamanda, tabii ki belli bir tanışıklık seviyesini geçtiğimiz için, aramızda daha anlamlı konuşmalar geçiyor, ancak hala ben kitabımı huzur içinde okuyabiliyorum. Kuaförüm ustaca işini yapıyor, çok teşekkür edip huzur içinde ayrılıyorum salondan.

Şimdi bu uygulamayı duyunca, yüzümde bir gülümseme belirdi. Ancak herkes benimle aynı fikirde değil. Bir çok kişi kuaförüne içini dökmeyi, derdini, sıkıntısını, anılarını anlatmayı çok sever. Bu sadece Türkiye'de de böyle değil, evrensel bir eğilim. Haliyle sessiz kuaför fikri de büyük bir boşluk demek onlar için.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kuaförüm benim terapistim diyenlerden misiniz, yoksa kuaförünüz size günlük sorular sorarken ne yapsam da kibarca konuyu kapatsam diye çırpınanlardan mı?

Fikrinizi merak ediyorum!

Sevgiler
♥ 

You Might Also Like

14 yorum

  1. Ben de kuaförüm de pek konuşmayı seven insanlar olmadığımız için mutlu bir ilişkimiz var:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi, böylesi çok da güzel ve huzurlu! :)

      Sil
  2. Ben sessiz kalanlardanım. Kuaförüm pek öyle sayılmaz ama duracağı yeri biliyor en azından :) Kimisi baya dertleşmeye gidiyor yalnız o bizde pek tutar mı bilemedim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoğu kişi kuaförünü terapist gibi kullanıyor haklısın! Ama bence bizim gibi sessiz müşteriler de az değildir sayıca :)

      Sil
  3. Bırak kuaförde sohbet etmeyi kuaföre gitmeyi bile sevmiyorum ben :( En son gittiğimde, çırağın sesi çok güzel diye, müşteriler kıza şarkı söyletmeye kalktı, koşarak uzaklaştım :)
    Giderek de azaltıyorum kuaföre gidiş sayımı. Hatta saçımda hiç kat olmadığı, uçlardan dümdüz kestirdiğim için eşime kestirttim geçen ay, sonuçtan da memnun kalınca iyice soğudum kuaförden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off, o nedir öyle! Bir sır vereyim, ben de son birkaç senedir kendim kesiyorum saçımı. Saç uzatmak zaten zor, bir de kırıklarını alacağım diye saçı omuz boyuna indiriyorlar hiiç gerek yok, ben yapıyorum kendi kendime :)

      Sil
  4. Bu konsept umarım bizde de yaygınlaşır, harika bir fikir. Bende yıllardır apaçık bir kuaför fobisi var neredeyse, iki yıldır da bir kez gittim sadece, hızlıca bir fön için. Onda da hiç istemediğim halde uçlarından almaya kalkıp yarı yarıya kısalttı saçımı, epey pişman oldum. O bitmeyen gereksiz sohbetler zaten içimi bayıyor, büyük sıkıntı. 4 yıl önce de açık kahve bir saç isteyip neredeyse fosforlu turuncu bir kafayla ayrılmıştım başka bir kuaförden, neyse ki sonradan epey mutlu etmişti bu hatalı sonuç beni:) Bir daha kuaföre ihtiyaç duyarsam mutlaka seninkinin adresini isterim Meriç :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seve seve veririm, kendileri becerikli olduğu kadar sessiz de :)) Turuncu iyi fikirmiş yalnız, belki kendisi sonucu ön görüp sana bir şakalı sürpriz hazırlamıştır? (hehe)

      Sil
  5. Tam benlikmiş bu koltuk işi.
    Ama tek bi koltuk yetmez bana sessiz kuaför isterim x.x

    YanıtlaSil
  6. 3-4 ayda bir kesim için gittiğim tek kuaförüm var. o da gereksiz konuşmaz. halden anlar. hatta birçoğunun aksine kesim konusunda çok cimridir. kuaförün akıllısı nabza göre şerbet verendir bence. konuşmak isteyenle lak lak, istemeyenle susmayı bilirse bir sürü müşterisi olur ne güzel. tüm kuaförlerin doğuştan muhabbet tellalı olduğunu sanmıyorum biz kadınların onlardan beklentisi bu biraz da ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, işe bir de onların tarafından bakmak gerek. Düşünsene her gün bir yandan işini yapmaya çalışıp, bir yandan da onlarca kişinin derdini dinliyorsun! İyi bir günün de olabilir, kötü bir günün de... Nabza göre şerbet en güzeli, ama bunun için de biraz empati gerekiyor ve ne yazık ki çok çok az kişinin bilincinde olduğu bir yeti empati... Hem kuaför, hem de müşteri için geçerli tabii bu :)

      Sil
  7. Ben bu konuda ben yalnız hissetmişimdir. Yaşasın benim gibi düşünen kadınlarda var dedim yazıyı okuyunca. Çok mutluyum, bizde de olmalı bu kesinlikle!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ilk duyduğumda aynı şeyi hissettim, yalnız değilmişiz demek :)

      Sil

Yorumlarınız değerli, haydi sohbete katılın!

We Have A Rule

We Have A Rule

Yasal Uyarı

Bu sitedeki tüm metin ve görseller, telif hakkı yasası ile korunmaktadır. İzinsiz ve kaynak göstermeden kullanımı, yasanın ihlali sebebi ile kullanan kişi hakkında yasal işlem başlatma sebebi sayılır.

Twitter

Subscribe